Bende gelen gideni aratmaz hiç…
Gidenin niçin ve ne sebeple gittiğiyle doğru orantılıdır gitmesi gerektiği…
Üstelik giden için sevinirim ben, hak etseydi kalmayı gitmezdi zira…

(Okan Aras Yıldırım…)

Reklamlar


Ve ben sadece gözlerini istemiştim Tanrıdan…

Günden güne umutlarımı yitirdim gözlerin hakkında…
Kokunun yokluğuna her gün biraz daha alıştım…
Ellerim, sensizliğin boşluğunda biraz daha salındı…
Seni aradı…
Aradı da bulamadı…

Sigaramın dumanında boğdum sana olan aşkımı…
Sensizliğin koynunda uyudum…
Yeni bir güne varlığınla değil yokluğunla uyandım…
Gözlerinle değil sessizliğinle kahvaltı yaptım…

Yokluğun arttı…
Arttıkça yokluğun özlemin katlandı…

(BendeSeni…)



Geçmişe Yolculuk…

Eski aşkım…
Tabi ‘aşk’ üzerine bu kadar kafa yorarken seni atlamak olmazdı… Yıllarca beraber olamadık ve zaman olarak da çok şey paylaşamadık ama hala hatırlayıp gülümseyebildiğim anılarımız var… Senin de olduğuna eminim… Mesela bana ilk “aşkım” dediğin gün…? Mesaj atmıştın değil mi… : )… Evet, tabi ki hatırlıyorum, sen de hatırlıyorsun…? Bir baharda başlamıştık seninle, ilkbahar mı sonbahar mı bilmem ama sen ısıttığından ilkbahar gibi gelmişti bana…

Aa, bir de şu gerçekleştiremediğimiz hayallerimiz var… Hepsi de güneşli günlere dair nedense… Acaba hissetmiş miydik bizi ısıtması için güneşe ihtiyaç duyacağımızı…?

Tabi her şey mükemmel olmadı… Ben sevdim seni, senin de beni sevdiğine inandım… Belki ben yanıldım, belki sen… Sonuçta birgün geldi ve bitti… Hep istedim ki yaşadığımız aşk, paylaştığımız anlar gibi güzel, sevgi/saygı dolu olsun bitişimiz… Ve böyle olması için ben elimden geleni yaptım… Bence sen de yaptın, kavga falan etmeden bitti, başladığı gibi sakince…

Arkandan cidden üzüldüm, biliyor musun… Pek yansıtmadım sana (en azından ben öyle sandım…) Her bitiş üzmez mi insanı zaten… Bu kadar yakın olduğun bir insanın hayatından çekip gitmek, bir sabah sevgilin olarak uyanıp, ertesi sabah hiçbir şeyin olarak uyanmak bence çok kolay değil… Sence de değildi biliyorum…

Ama bilirsin, hayat bu, “dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına…” Biz de öyle dağıldık kendi yolumuza… Ama sonra bir şans eseri yeniden kesişti yollarımız… Belki her zaman vardı zaten bu ihtimal…? Zaman bizi zorunlu olarak “arkadaş” kıldı… Biz zamana karşı koyacak kadar güçlü değildik ki, birbirimize karşı koyamadığımız gibi…

Böyle ayrılığın üzerinden aylar belki de yıllar geçince dönüp “çocukluk” dedin belki bize, belki “aptallık”, belki de başka bir şey… Hayır tatlım, hiç düşünmemiş olamazsın, kısa sürmüş olabilir ama o kadar basit değildik biliyorsun…

Bu akşam seni düşündüm yeniden, sevmiştim seni…? Ama bugün değil, sil baştan başlamak için değil, her şeyi unutmak için değil, sil baştan sevmek için değil… Bilmeni isterim ki, seninle bu aşkı paylaştığımız için mutluyum… Bu, seni de mutlu etmişti, biliyorum…

Söylemene gerek yok, beni sevmiştin…

O zaman, tekrar görüşeceğiz, biliyorsun…

O güne kadar, kendine iyi bak… : )…

(PrensesinGünlüğü…)


 


I hurt myself today…

Evet bu aralar sanırım en çok istediğim şey bu…
Saçma ama, acıtmak istiyorum kendimi…

Hissedebildiğimden şüpheliyim…
Aylardır, kendimi hatırladığımdan da şüpheliyim…
Üzüntülerimde derinlerde acımayan, umursamayan bir yer var; sevinçlerimde yetinmeyen bir taraf…

İşte o yüzden, hayatıma biri girsin istiyorum…
(Her anlamda… Bildiğin girsin, sıçsın her şeyin içinde…)
Sonra da çekip gitsin istiyorum…

Üzüldüğümü, üzülebildiğimi görmek istiyorum…
Aylardır sevebildiğimi göstermeye çalışıyorum kendime…
Olmuyor…
Sevemiyorum…
Alıştım sayılır…

Fakat, sevemeyen sevinemeyen falan, böyle ot bir hatun olmak istemiyorum…

Evet, hissedebildiğimi görmem lazım…
Bunun için de gerekirse, “I hurt myself today, to see if I still feel…”

(PrensesinGünlüğü…)


‎…
Sevgili Günlük vol.3

Hiçbir şey değil, bir dosta aylar sonra sımsıkı sarılmak…
Onun elini tuttuğu adamla mutlu olduğunu görmek…
Onun kollarımın arasında sıcacık olduğunu hissetmek…

Hiçbir şey değil de,
Bir dostun kokusunu aylar sonra duyumsamak,
Hiçbir şey değil de,
Bir dostun gülüşünü aylar sonra görmek,
Hiçbir şey değil de,
Bir dostun varlığı, onun gibi bir dostun varlığı…

İşte bu yüzden mutsuz olmam haksızlık olur hayata, bir başka bedende benim kanım akarken, “O” benden bu kadar büyük bir parça taşırken…

Ve bana baktığında o gözleri ışıl ışılken…
Ve bana bu dostu kazandıran liseme arkamı dönüp gitmek…
Yeni yarınlara, koca umutlarla…
Yeni dostlara, eski dostlarım yanımda…
~
Bugün, çok önceden ve fazlasıyla sinirli olduğum bir konuda, bir başka dostum’a bağırdım çağırdım sitem ettim…
“Çok dolmuşsun” dediler…
“Doldum ya” dedim, “ama onlar anlamaz, sen anlarsın…”
~
Bugün bir başka dostum’la, hiçbir şey düşünmeden boş boş oturduk, onu izledim…
O kadar güzeldi ki, parlak güneşin altında…
Güneşten daha göz kamaştırıcıydı okyanus mavisi gözleri…
Güneşten daha güzeldi, saçlarının güneşle dansı…
En güzeli de, yanımda mutlu görmekti onu…
~
Bugün, bir başka dostum’a sarıldım koridorda…
Her gün gördüğüm bir dostum…
“Özledim seni” dedi… Bir daha sarıldım…
Aylardır sabahlamamıştım onunla…
Özlemiştim ben de…
~
Bugün, anladım ki bugün…
Hiçbir şey ama hiçbir şey, bu anlar kadar değerli olamaz…
Ve hiçbir şey -ölüm dışında- bunları bana kazandıran yeri bırakıp gitmek kadar koyamaz…

(PrensesinGünlüğü…)


 

Sevgili Günlük vol.4

Uyudum… Uyandım… Az uyudum… Mutlu uyandım…
Bugün ÖSS için…
Konu dinledim… Soru sordum… Az küfür ettim… Çok soru çözdüm…
Tek yapmak istediğim, kahvemi almak, sevgilimin karşısına oturmak ve susmak…
Bu…
Basit şeyler istesek de, yaşamak zorunda olduğumuz hayat, bunları vermiyor bize…
Bizim almamız gerek…
Beklerken gelmiyor hiçbir şey…
Beklemeyi bıraktığında da gelmiyor…
Harekete geçmek gerekiyor…
En büyük yollar, üzgünüm ama küçük bir adımla başlamıyor…
Karar vererek, göze alarak başlıyor…
Susmak istiyorum demiştim…
Susuyorum…

(PrensesinGünlüğü…)



X: Hala yalnız mısın…?
Y: Sadece özgür…
X: Peki mutsuz…?
Y: Sadece alışmış…
X: Peki ya aşık…?
Y: Sadece eksik… Peki ya sen… Hala bekliyor musun…?
X: Beklemek şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız…
Y: Peki ya umut…?
X: Umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız… 

(PrensesinGünlüğü…)



Avuçlarımdaydı;

Kapatsam ölür,
Açsam kaçardı…
Ortası ol(a)madı…

(BendeSeni…)

Yalnızlık…

Yayınlandı: 13 Şubat 2011 / Kategorize Edilmemiş Eserler...


Yalnızım…
Bunca acı tek bir söze nasıl sığabiliyordu…?

(Cezmi Ersöz…)



Kendi bencilliğinde öldürürken bir aşkı…
Elinde kalan sadece merhum ruhun olur…

(QC3…)